10 Ekim 2016 Pazartesi

Dün Kavuşmuş Gibi









 

Bir gün öyle bir çarpışacağız ki seninle,
Öylece donup kalacak bedenlerimiz.
Nefes almayı unutacak ciğerlerimiz.
Sanki ben hep gözlerine bakmamış gibi.
Sanki sen hep beni görmüş gibi.

Ve öyle bir yağmur yağacak ki o an,
Sırılsıklam olacağız seninle.
Sarılacağız birbirine öyle sıkı sıkı,
Öyle kendinden geçercesine.
Sanki ne sen ne de ben var olmuş gibi.
En başından hep biz varmış gibi.

Belki de öylece bakacaksın bana.
Elin tenime değmeden okşayacak kalbimi,
Öyle usulcana, canımı acıtmaktan korkarcasına.
Saracak nefesin nefesimi sonra,
Sanki ne sen ne de ben nefes almış gibi.
Sanki sen beni hep sevmiş, ben sana dün kavuşmuş gibi.
                                                                                                   

22 Haziran 2016 Çarşamba

Beyefendiye Mektuplar-1


   
   Çok  sevgili beyefendi,
   Biliyorum giderek çoğalıyor yazdıklarım, peş peşe geliyor mektuplarım lakin zor günler geçiriyorum.Bağışlayın beni.
   Yapamıyorum efendim.Şu sıralar pek bir boğulur,  kabuslarda uyanır oldum.Her gece katrana bulanmış  nehirlerde çırpınmaktan yoruldum.Efendim siz bilmezsiniz, ben yüzme bilmem.Boğulmamak ne haddime!Her gece ne bir kıyı seçebilir ne de tutunacağım sizi bulurum.
   Boğulur dururum ben de.
   Ah beyefendi...Büyükannem derdi ruhu şad olsun; “bir insan sahip olmadan kaybedemez lakin özler.”  diye. Ben en çok özlüyorum efendim.Bunun büyüklüğünü nasıl anlatayım ki  size ben.Sanki gelseniz dahi özlemeye devam edeceğim gibi içimi karalar bağlar bazı vakitler.
    Söyler misiniz beyefendi, elim elinize değmeden, gözüm gözünüzü görmeden kalbimin bu denli çarpması şu an normal midir? Peki ya adınızı kendimden bile sakınıp ağzıma alamamam niyedir? Sevgili Beyefendim... Belki de tüm bunların  nedeni,  şu an hatırlamadığım  duyularımı  körelten kalbimdir.Kısacası sizsinizdir efendim! Sizsinizdir!
  ... Belki de bırakmalıyım.Düşünmeyi bırakmalıyım ancak yapamıyorum.Siz  bir kez güldünüz ya orada, ben o günden sonra gülmeyi beceremez oldum. Siz bir baktınız ya benden tarafa, ben önümdekini göremez bir sakar oldum.Şu an bile anılar hafızamda depreşirken nefesimi tutar da anarım sizi.Sanki o an'a gidebilecekmişim gibi, o an'da kalabilecekmişim gibi...
      Hah,en çok da becerebildiğim ne biliyor musunuz bu sıralar? Şu kafanızın bi kıyısında yaşama hayalleri kurup, nefes almaya devam edebilmek.Hayal kurmak için nefes almak gerekir ya hani...Peki gerçekleşmesi için ne gereklidir efendim? Ah hazır aklıma düşmüşken şunu da sorayım size. Gemiler batınca denizin canı yanmıyormuş derler ya, iyi bilirsiniz siz, gerçekten yanmıyor mu beyefendi yoksa  yazar çok mu kırılmış da kırmak istemiş bizi.
      Ah! Bakın yine aynı şeyler oluyor, hafiften şikayetler, minik sitemler, azıcık da geceden kalma katranı sızdırıyor istemeden kelimelerim.Buna nasıl son vereceğimi de bilmiyor, sizden yardım istiyorum efendim.
     Görüyorsunuz ben ne size gelebiliyor  ne de  sizden gidebiliyorum.Çaresizim efendim, artık halim hal değil!Yani derim ki siz yapın, siz sonlandırın bunu.
    Mevzu bahis küçük bir kız çocuğunun isteği olsa da bunu gerçekleştirebileceğinizden hiç şüphem yoktur . Bu ilk  isteğim olurken affınıza sığınarak  son satırlarımda da bir diğer isteğime yer vermek istiyorum .
    Duydum ki, sonbaharda oralara pek nadir dökülürmüş  yapraklar. Eğer düşen bir yaprak görürseniz beni hatırlayın efendim.Bilmezsiniz ama ben ilk sonbaharda sevmiştim sizi.


                                                                                                                                                   Tarifsiz Sevgilerimle,
                                                                                                                                                Okyanusa Batmış  Kayık...


    

 

   

21 Haziran 2016 Salı

İki Yabancı

                                  

     

                             Biz seninle iki hayal olurduk sadece.
                             Senin görmediğin, benim dalıp da çıkamadığım.

                             Biz seninle iki nefes olurduk sadece.
                             Sen vermeden benim doyasıya alamadığım.

                             Biz seninle iki göz olurduk sadece.
                             Senin kör olduğun, benim tükenene dek yaş akıttığım.

                             Biz seninle iki yabancı olurduk sadece.
                             Evet.. öyle de olduk.

10 Haziran 2016 Cuma

Olmayana Özlem

                                           


           Hiç gelmeyeceksin değil mi?
          Çalmayacaksın kapımı,
          Bakmayacaksın gözlerime,
          Tutmayacaksın ellerimden..

Dün Kavuşmuş Gibi